Elektronik Sigara: Masum Bir Alternatif mi, Gizli Bir Halk Sağlığı Tehdidi mi?
Elektronik sigara başlangıçta “tütün mamullerine duyulan bağımlılıktan kurtulmak veya zararlarını azaltmak için kullanılan elektronik cihaz” gibi masumane? bir amaçla pazara çıkmıştır. Elektronik sigaranın seyrine bakacak olursak, ilk modern e-sigara cihazını kendisi de bir nikotin bağımlısı olan Çinli eczacı Hon Lik tarafından 2003’de icat ettiği bilinmektedir. Cihazın çalışma prensibi, kartuştaki nikotin içeren likitin bir atomizer aracılığıyla ısıtılarak buharlaştırılması esasına dayanmaktadır.
2006 yılında Avrupa’ya giriş yapan e-sigara, Türkiye’de de 2008 itibariyle kullanılmaya başlanmış olup genel olarak elektronik sigara kullanımı, 2013’ten bu yana gençler ve genç yetişkinler arasında önemli ölçüde artmıştır. Hem 2016 Amerika Birleşik Devletleri Genel Cerrahı’nın Gençler ve Genç Yetişkinler Arasında E-Sigara Kullanımı raporu hem de güncellenmiş 2018 Genel Cerrah Tavsiye Kararı bu artmış kullanımı vurgulamaktadır. Halk Sağlığı uzmanlarına e-sigara ve ilgili ürünlerin kullanımını taramaları ve kullanım ile riskleri ele almaları çağrısında bulunulmaktadır.
Peki, sağlık kurumlarını elektronik sigara hakkında bu kadar endişeye sokan sebep(ler) nedir? Elektronik sigara, kendisinin pazara sunulma amacı kadar geleneksel sigara kullanımını azaltıcı etkiye sahip midir? Elektronik sigara bağımlılığı ile mücadele, geleneksel sigara ile olan mücadeleye göre zorlaştırıcı etkenlere sahip midir? Genç ve çocuklar için çekiciliği hakkında neler düşünülmektedir?
Elektronik sigara ile birlikte “smoking” kavramına ek olarak “vaping” kavramı gündemimize girmiştir. Vaping, nikotin, kanabinoidler (örneğin, tetrahidrokannabinol, kannabidiol), tatlandırıcı ve katkı maddeleri (örneğin, gliserol, propilen glikol) gibi çeşitli maddeler içeren bir sıvı veya mumun ısıtılmasıyla oluşturulan bir aerosolün solunması işlemidir.
Bu tatlandırıcı ve aromatik maddeler bazı elektronik sigara kullanıcıları için normal sigaradansa elbisede ciltte koku kalması gibi kötü sonuçları azaltarak daha cazip kılmaktadır. Ancak içerilen bu katkı maddelerinin en az sigara kadar zararlı olabileceği bilinmektedir. Propilen glikol veya gliserol ısıtıldığında ve aerosol haline getirildiğinde güvenliği veya kanserojen etkileri hakkında çok az şey bilinmektedir. Yüksek sıcaklıklarda propilen glikol ayrışır ve olası bir insan kanserojeni olan propilen oksit oluşturabilir.
Gelelim sigara bıraktırıcı etkileri olup olmadığına. Yapılan çalışmalar e-sigaraların kullanıcılar için sigarayı bırakmaya yönelik diğer ilaçlardan daha çekici olabileceğini, görünüşlerinin ve tatlarının geleneksel sigaralara daha çok benzeyip kullanıcının elden ağza sigara içme ritüelini sürdürmesine izin verdiğini bildirmektedir.
E-sigara cihazlarının yanıklara, patlayıcı yaralanmalara ve kimyasal yaralanmalara neden olduğu rapor edilmiştir. Ayrıca e-sigara sıvısına ağız yoluyla, parenteral yoldan veya cilt teması yoluyla maruz kalmak da özellikle küçük çocuklara zarar verebilir. Bu tür bir maruz kalma genellikle bulantı, kusma, uyuşukluk ve taşikardiye neden olabilir ve hatta nöbetler, anoksik beyin hasarı, laktik asidoz ve ölümle sonuçlanabilir.
Elektronik sigaralarla gündemimize giren ölümcül olabilecek EVALİ’den bahsedelim. İlk olarak 2019’da tanımlanan e-sigara ile ilişkili akciğer hasarı (EVALI), ciddi ve yaşamı tehdit eden akut veya subakut bir solunum hastalığıdır. Semptomları arasında ateş, üşüme, titreme, nefes darlığı, öksürük, göğüs ağrısı ve hemoptizi bulunur. Hastalarda solunum yetmezliğine ilerleme yaygındır ve prognoz değişkendir; bazı vakalar ölümle sonuçlanabilir.
E vitamini asetatı ile kontamine olmuş yeniden doldurulmuş e-sigara kartuşları, EVALI vakalarıyla en güçlü şekilde ilişkilendirilmiştir. Geleneksel sigara bağımlılığı ile elektronik sigara bağımlılığının iki farklı Halk Sağlığı problemi olarak görülmesi belki de en uygunu olabilir.